MİDE KANSERİ BELİRTİLERİ TEDAVİSİ

Hastalıklar 04 Şubat 2010
336

Mide Kanseri
Mide kanserleri, mide iç zarını örten epitelyum hücrelerinin çoğalması esnasında, bu hücrelerin kanser hücresi haline dönüşmesiyle uzun seneler

MİDE KANSERİ
MİDE KANSERİ

sonunda oluşur.
Mide Kanserinden Korunmak İçin Yapılmasını Gerekenler
1. Sigara içmeyin ve içilen yerlerde bulunmayın.
2. Günde 5 öğün sebze ve meyve yiyin.
3. Ağır salçalı, tütsülenmiş ve ateşte kızartılmış yiyecekleri, turşu yemeyi sınırlayın. Haşlanmış veya fırında pişmiş balık, tavuk ve hindi etini tercih edin.
4. Midenizde helikobakter enfeksiyonu varsa tedavi ettirin.
5. Kan grubu A olan, ailesinde mide kanseri bulunan, sosyoekono­mik durumu bozuk olan, midesinde atrofik
Gastrit bulunan, kö­tü beslenmiş veya mide ameliyatı geçirmiş olanlar doktor kontro­lünden geçmelidir.
Mide kanseri riski: Çok sayıda ölüme neden olan bir kanser tü­rüdür. Ölüm oranı değişmemekle beraber, hastalığa yakalananla­rın sayısı giderek azalmaktadır. Tanı konulduktan sonra 1 yıl içeri­sinde %50 ölüm görülmektedir. ABD’de 5 yılı dolduranlar %23 ora­nındadır. Birbirine etki eden, örneğin gen değişiklikleri, diyet, he­likobakter enfeksiyonları gibi, birçok faktör sonucu oluşurlar. Da­ha geniş olarak çevre faktörleriyle ilgilidirler. Bunların iyileştiril­mesiyle her sene oluşan mide kanseri sayısı azalmaktadır.
Mide Kanserinde Riski Artıran Faktörler
Sigara: Sigara içenlerde mide kanseri riski %50-60 oranında artmaktadır. Bütün mide kanserlerinin %11’i sigara nedeniyle oluşmaktadır. Dumansız tütün kullanmakla bu sayı azalmaz. Bunun için sigarayı bırakmak gerekir.
Helikobakter pilori: Midede ülserasyonlara sebep olan bir enfeksiyon tipidir. Bu bakteriyi taşıyan enfeksiyonlu hastalar 2-6 misli daha fazla mide kanserine yakalanırlar. Bu enfeksiyonun gi­derilmesine rağmen mide kanseri azalmaz. Mukozal atrofik ve metaplasilerde kanser görülmesine neden olurlar. Buna rağmen, ço­cukluktan itibaren görülen ve gastrit yapan bu enfeksiyonların geçirilmesi sağlanmaktadır.
Tuzlu ve beklemiş yiyecekler: Çürümeye bırakılmış et, tüt­sülenmiş balık, turşusu kurulmuş sebzeler, 5-6 günden fazla beklemiş yiyecekler mide kanseri riskini artırırlar. Fazla tuzlu yi­yecekler, mide epitelyumunu tahriş ederek DNA çiftleşmesini artırıp hücre çoğalmasına sebep olur ve kanser oluşmasına ne­den olurlar; ayrıca mide mukozasındaki korunmayı da bozarlar.
N-Nitroz bileşikleri, yiyeceklerde koruyucu olarak kullanılır­lar. Bunların da kanser riskini artırdıkları düşünülmektedir. Nit-ritler de, kanserojen olan nitroz bileşiklerine dönüşebilirler. Bun­lardan dolayı hastalar tütsülenmiş, beklemiş ve aşırı tuzlu yiye­cekleri mümkün olduğunca az yemeye çalışmalıdır.
Izgara et ve balık: İçerisinde kanserojenlerin bulunduğu he-terosiklik aminler ve polisiklik hoş kokulu hidrokarbonlar yüzün­den kanser yapabilirler. Et ve balık haşlanmalı, fırında ya da bu­harda pişirilmelidir.
Sebze ve meyveler: Tüketenlerde mide kanseri riski azalır. Bunlardan C vitamini Helikobakter pilori’yi iyileştirebilir. C ve E vitaminleri, serbest radikalleri ortadan kaldırarak ve nitrozlama reaksiyonlarını azaltarak mideyi kansere karşı korurlar. Betakarotenler de serbest radikalleri temizleyerek kanser oluşmasını önleyebilirler.
Değişmez Risk Faktörleri
Cinsiyet: Diğer ülkelerde de erkeklerde çok daha fazla ol­makla beraber, ABD’de erkeklerde biraz daha fazladır.
Yaş: Vakalar en fazla 60-70 yaşlarında görülse de ortalama yaş 72’dir.
Ailevi faktörler: Mide kanseri olanların yakınlarında daha sık görülür. Ancak bunun sebebi henüz anlaşılmış değildir.
Kan tipi: A grubundan olanlar daha fazla risk taşımaktadır.
Irk faktörü: Afrika kökenliler beyaz ırka kıyasla daha fazla mide kanserine yakalanmaktadır.
Tıbbi ve cerrahi şartlar: Atrofik gastritis ve incebağırsak me-taplaziler, mide asidini azaltan pernisiöz anemiler, kötü beslen­me ve daha önce cerrahi müdahale geçirmişlerde de mide kan­seri oranı yükselir.
Sosyoekonomik durum: Sosyoekonomik durumu kötü olan­larda mide kanseri oranı daha fazladır.
Araştırılmakta Olan Risk Faktörleri
Tarama: Japonya’da mide kanseri çok sayıda görüldüğünden tarama programlarına dahil edilerek çift karşıtlık mide grafisi veya endoskopik mide muayenesi yoluyla tanı koyup tedavide hızlı ve iyi netice almışlardır. ABD’de mide kanseri az olduğun­dan taramaya gerek görülmemiştir.
Şişmanlık: Şişman insanlarda daha sık mide kanseri görül­düğü düşünülse de anlamlı bir tetkik henüz yapılmamıştır.
Diğer diyet faktörleri: Sarımsaklı, zeytinyağlı ve sebze ağır­lıklı yiyeceklerle beslenen insanlarda daha az mide kanseri oldu­ğu düşüncesiyle yapılan çalışmalardan henüz anlamlı sonuçlar alınamamıştır. Ayrıca kahve ve çayın da etkisi olduğu iddiasıyla yapılan çalışmalar vardır. Örneğin yeşil çayın mide kanserini azalttığı iddia edilmiştir. Yeşil çayın içerisinde bulunan polifenollerin nitrosisyonun indirgenmesinde etkisi olmaktadır diye yapı­ları çalışmalar bunun mide kanseriyle bir ilişkisi olmadığını gös­termiştir. Siyah çayda da polifenol vardır ancak bu da mide kan­serini azaltmamıştır.
Karbonhidratların da kanser riskini artırdığı söylenmiştir: Kabaca, karbonhidratların mide mukozasını tahriş ettikleri öne sürülür. Ayrıca karbonhidrat bakımından ağır, protein bakımın­dan zayıf olan bir diyetin, kâfi derecede nitrat bileşikleri yapa­maması veya kâfi derecede mide mukusu üretememesi, bu sebeple artan kanserin absorpsiyonuna neden oldukları bilinmek­tedir. Tam tersine, tahıl liflerinin muhtemelen nitrat çürüklerini yeme aktiviteleri nedeniyle mide kanserine karşı koruyucu ol­duğuna, bu koruyuculuğu özellikle midenin yemek borusuyla birleştiği yerde gösterdiklerine dair işaretler vardır.
Kırmızıbiber: Mide kanseri için daha fazla risk taşımaktadır. İçindeki kapsa isin maddesinin kanserojenik veya mutajenik ol­duğu birçok çalışma ile gösterilmiştir.
Alkol: Yüksek nitrosomin seviyelerine sebep olmaktadır ve araştırmalar çelişkili sonuçlar vermektedir.
Antienflamatuvar ilaçlar: Enflamasyonu ve doku yıkımını azalt­maları nedeniyle mide kanseri riskini azaltabilirler.
Mide Kanserinde Erken Tanı
Midenin iç kısmını döşeyen zarın, yani epitelyumun yıllarca süren kanserojenlerin ve risk faktörlerinin etkisiyle çoğalan hüc­relerinin biri veya birkaçı kansere dönüşür ve en az 5 yıl sonra da kanser görülebilir bir hal alır. Bunlar ya mukoza içinde kalır­lar (TIS), veya mukozanın alt kısmına yayılırlar (Tl). İşte erken tanı bu safhada konabilir. Daha önce midede olan hazımsızlık­lar veya ilaçla geçen hafif ağrılar ve geğirme hissi, hastanın daima “bende bir şey yok” demesine neden olur. Fakat midedeki hazımsızlık ve şişkinlik ilaçla geçmiyorsa hemen uzman hekime gitmek gerekir. Böyle erken durumlarda gaitada gizli kan tes­tiyle tanı konulabilir ve mide ve bağırsaklar sırasıyla endoskopiyle taranır. Bu tür muayeneler genellikle genç insanlarda değil, orta yaşlı veya ileri yaşta insanlarda yapılır.
Böyle erken tanı konmuş bir mide kanserini cerrahi müdaha­le ile iyileştirme %90 oranındadır. Ancak T2 dediğimiz, mukoza­nın daha altına inmiş ve lenf düğümlerine sıçramış olan tümör­de iyileşme oranı %32’ye, daha da ileri vakalarda %14’e kadar düşer.
Avrupa’da 20 yıl önce %21.9-24.51 olan cerrahi ölüm sayısı, şimdi %4.8-10.5’e düşmüştür. Mide kanserinden, Japonya’da gö­rülen %31 ölüm oranı, %10.5’a düşmüştür. Amerika’da ise ölüm oranı %4.5-6 iken şimdi %2.3-3.2’ye düşmüştür. Bütün dünyada cerrahi tekniğin çok ilerlemesine rağmen her türlü mide kanserinden kurtulan insan sayısı, Amerika’da %23’tür.
Kısaca tekrar edecek olursak, mide kanserleri çok sessiz ilerlemekle beraber, ilaçla yapılan bir haftalık tedaviden sonra hazımsızlık, şişkinlik, hafif karın ağrısı (Abdominal ağrı) gibi şikâyetlerin devam etmesi halinde hemen hekime başvurmak gerekir.

Benzer İçerikler
Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

“MİDE KANSERİ BELİRTİLERİ TEDAVİSİ” hakkında 0 yorum var

İlginizi Çekebilir

Sponsor Bağlantılar