Osman MÜFTÜOĞLU Ruhun botoksu var mı

Ahmet Maranki, Osman Müftüoğlu 21 Mart 2010
189

Güzel ve uzun bir yaşam yaşamak ama yaşlanmamak hepimizin aklından geçiyor.
Ünlü yaşlılık araştırmacısı, Dr. Gary Small “Sağlığı, canlılığı, aklı yerinde olmadan kim yüz yaşına kadar yaşamak ister?” diye soruyor. Sağlığınız yeteri kadar iyi değilse, yeteri kadar göremiyor, duyamıyor, gezemiyor ve kendi ihtiyaçlarınızı kendiniz karşılayamıyorsanız uzun bir yaşam ağır bir yük haline de gelebilir.
Yaşlanmak hepimizde farklı çağrışımlar yapıyor. Kimimiz başımızda tek tel beyaz saçı görür görmez, kimimiz yeğenimizden, “teyze”, “amca” sözcüklerini, pazardaki tezgahçıdan “Domatesler çok taze nine” cümlesini işitir işitmez yaşlılıkla karşılaştığımızı sanıyoruz. Ne var ki yaşlanmak bütün bunlardan çok daha farklı, iyi ve kötü yanları olan ama iyi yanları kötü yanlarına ağır basan doğal bir süreçtir.
İsteseniz de istemeseniz de modern tıp sizi eskisinden daha çok yaşatmaya kararlıdır. Yakın tarihte yapılan birçok çalışma 65 yaşını atlatan herhangi bir Amerikalı’nın ortalama 17 yıl daha yaşamasının normal bir beklenti haline geldiğini gösteriyor. Yani uzun yaşamak bir hak, bir istek olmaktan çıkıyor, bir zorunluluk haline geliyor. Ama sorun sadece hayata yeni yıllar eklemekle çözülmüyor.
HER YILA YENİ BİR YAŞAM EKLEYİN
Con John F. Kennedy, “Kişinin yaşamına yeni yıllar eklemesi yetmez, kişi bu yıllara yaşam da eklemelidir” derken çok haklıdır. Yaşlandıkça geleceğe kendimizi hazırlamak, yeni beceriler kazanmak, elde ettiğiniz tecrübeleri saklamak yerine bir kez daha gözden geçirdikten sonra yeni nesillere aktarmak kolay başarılacak bir iş değildir, ama mümkündür. Yaşadıkça olumsuz, tatsız bazı şeyleri unutarak ama aklımızı olabildiğince iyi koruyarak, eklemlerimizi kaslarımızı kemiklerimizi veya kalbimizi mümkün olduğu kadar güçlü tutarak yaşlanmak her zaman herkes için mümkündür. Yeter ki kendinize iyi bakın, şansınız biraz yaver gitsin ve yeter ki alın yazınız izin versin.
BİLİNÇLİ FARKINDALIK İLAÇ GİBİDİR
“Bilinçli bir farkındalık” geliştirmek iyi yaşlanmanın en önemli araçlarından biridir. Farkındalık, “Ruh sağlığının botoksu” gibidir. Yaşlanmanın ruhunuzda yapabileceği kırışıklıklardan korunmak istiyorsanız “her an düşüncelerinizin, duygularınızın, fiziksel durumunuzun farkında olmanızı sağlayan” bilinçli farkındalık yeteneğinizi geliştirmeye, güçlendirmeye bakın. Bilinçli farkındalığın manevi dünyanızı da zenginleştireceği, ruhsallığınızı daha çok güçlendireceği ve sizi daha yetişkin daha erdemli daha zarif ve güzel biri yapacağını unutmayın.
Uzmanlar, uzun bir yaşam kadar, nitelikli bir yaşama da odaklanmanızı öneriyor. Nitelikli bir yaşam daha güçlü bir “ruh-beden, akıl” organizasyonu örgütlenmesi, çevre ile daha sağlıklı ilişkiler gerektiriyor. Bu ilişkilerin içinde eş var, çocuklar var, aile var, dostlar var, hemşehriler var, iş arkadaşları kısacası, herkes var. 40’lı, 50’li, 60’lı yaşlarda olmanız da hiç fark etmiyor. Bir yıl daha yaşlanmanın sorunları ve ödülleri ile yüz yüze kalacağınız yeni yılın bu ilk gününü farkındalıkla, olgunlukla, mutlulukla karşılayın. Yeni yılınız sağlıklı, güzel ve huzurlu geçsin.
Kalsiyum skoru ne anlama geliyor
Koroner anjiyo yapmadan da kalp damarları yani koroner arterlerin değerlendirilmesi yeni ama yaygınlaşan bir tanı yöntemidir. Bu yöntemde kalbe herhangi bir şekilde koroner incelemeye yarayan kateterler yerleştirilmeden CT olarak bilinen tomografi cihazı aracıyla görüntüler elde edilmektedir. Bu yönteme “sanal anjiyo” diyenler de var. Bu yöntemde damarlarda biriken plaklardaki kalsiyum miktarına bakılarak fikir ediniliyor Kalp damarlarındaki kalsiyum miktarına göre bir “kalsiyum skoru” belirleniyor.
Kalsiyum skorunuz “sıfır” ise gözünüz aydın! Kalp damarlarınızın çok iyi olduğunu düşünebilirsiniz. Kalsiyum skorunuzun orta veya yüksek olması durumunda ise işler biraz karışıyor. Kalp damarlarına kalsiyumun çökmesi damarın o bölümünde bir problem olduğu anlamına geliyor. Bu problem bazen mevcut bir plağın yırtıldığını ve o bölgeye kalsiyumun çökerek yarayı iyileştirdiğini, bazen de ciddi bir problem olduğunu gösteriyor. Bu testin koroner anjiyonun yerini tutması şimdilik söz konusu değil. Koroner anjiyografi doğru teşhisi koyma ve tedavi yöntemini belirlemede altın standart olma özelliğini hálá koruyor. Bu testin bir tarama testi olarak kullanılması mümkün ama bir kardiyolog denetiminde.
Sigara kolesterolü artırır mı
Sigara kötü kolesterolü artırmaz. Ama iyi kolesterolü düşürür. Bu nedenle de kötü kolesterolün zararlarını şiddetlendir ve kolesterole bağlı damar hasarını hızlandırır. Sigaranın kolesterolden bağımsız olarak da çok etkili bir koroner risk faktörü olduğunu unutmamak gerekiyor. Sigara her nefeste damarları çiziyor, damar duvarını bozuyor ve damar sertliğini şiddetlendiriyor.
Sağlıklı bir yaşlı olmak mümkündür
Yaşlanırken de sağlıklı kalmak mümkündür. Hangi yaşta olursanız olun evlatlarınızla keyifli sohbetler yapıp torunlarınızla oynamak elinizdedir. Bunu başarmanın sırrı sağlığınızı nasıl izlediğinizde gizlidir. Genetik mirasınızı ve biyolojik potansiyelinizi nasıl değerlendirdiğinizdedir. Kendinize iyi bakarsanız, sağlığınıza ilişkin doğru kararlar verebilirseniz ve tıp biliminden akıllıca istifade etmeyi becerebilirseniz işiniz kolay olacaktır.
DİYET GÜNLÜĞÜ
Sorularınız için: Tel: (0212) 236 73 00
Kış geldiğinden çok fazla susamadığım için yeteri kadar su içemiyorum. Acaba bu durum kilo vermemi engeller mi? Çok su içmek zayıflatır mı?
Öğünden önce ve sonra 1 bardak su
Yapılan araştırmalara göre bir kadının günlük sıvı ihtiyacı ortalama 11 bardak, bir erkeğin de 15 bardaktır. Burada belirtilen rakamlar gün boyunca tüketilen besinlerden ve içeceklerden alınan toplam sıvı alımı hesaplanarak ifade edilmektedir. Yaklaşık olarak sıvı ihtiyacının yüzde 80’ini içilen su ve sıvılarla, geri kalan yüzde 20’si de yiyeceklerle alınmaktadır. Buna göre kadınların günde 9 bardak, erkeklerin 12 bardak su ve diğer sıvılardan tüketmeleri yeterli olacaktır. Ancak bütün sıvı ihtiyacınızı çay ve kahveden almamaya özen gösterin! Su ve kilo kaybı ile ilgili yapılan çalışmalar litrelerce su içmenin zayıflamaya katkı sağlamayacağını bunun yanı sıra öğünlerle birlikte tüketilen suyun toplam kalori alımını azaltabileceğini göstermektedir. Ayrıca su içeriği yüksek yiyeceklerin de kısa sürede doygunluk hissi sağlayacağı ve daha uzun süre tokluk hissi vereceği bilinmektedir.
Besinlerin içerdiği su yüzdeleri
Besin Su yüzdesi
Lahana (doğranmış 100 g)yüzde 95
Karnabahar (doğranmış 100 g)yüzde 91
Greyfurt (doğranmış 100 g)yüzde 91
Süt (1 su bardağı)yüzde 89
Yoğurt(1 su bardağı) yüzde 85
Elma (1 orta boy) yüzde 84

Benzer İçerikler
Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

“Osman MÜFTÜOĞLU Ruhun botoksu var mı” hakkında 0 yorum var

İlginizi Çekebilir

Sponsor Bağlantılar